Bir ürün geliştirirken yeterlilik ve kapsam belirlemenin önemi.
Bir ürün geliştirirken ürünün yeterliliğini belirleyip minimum eforu, kapsamını belirleyip neleri yapmayacağınızı bilmediğiniz taktirde nelerle karşılaşırsınız.
Bir ürün geliştirirken yeterlilik ve kapsamın önceden belirlenmesi, ürünün başarılı olması ve hedeflenen amaca hizmet etmesi açısından kritik öneme sahiptir. Ürünün yeterliliğini belirleyerek minimum eforla maksimum etki yaratmak mümkündür. Aynı şekilde kapsamı doğru tanımlayarak, hangi işlerin yapılacağını ve özellikle nelerin yapılmayacağını belirlemek gerekir. Bu belirleme yapılmadığında projelerde zaman kaybı, kaynak israfı ve hedeflerden sapma gibi problemlerle karşılaşılır.
Ürün kavramı günlük yaşamda kullanılabilecek basit bir eşya olabileceği gibi, sektörel ve profesyonel ihtiyaçlara yönelik geliştirilen kompleks çözümler veya soyut kavramlar da olabilir. Fiziksel ürünlerde yeterlilik ve kapsamın belirlenmesi, somut özellikleri sebebiyle daha kolay ve görünürdür. Ancak yazılım çözümleri gibi soyut ürünlerde bu sınırları belirlemek daha zordur çünkü ürünün başarısını etkileyen çok sayıda belirsiz faktör söz konusudur.
Yazılım çözümlerinde problemler net olarak tanımlanmalı, kapsam ve yeterlilik ayrıntılı olarak belirlenmelidir. Yazılımlar geliştirilmeye başlamadan önce mantıklı, akılcı ve esnek bir düşünce altyapısı oluşturmak gerekir.
Mantıklı Altyapı: Mantıklı bir altyapı kurulmadığında, geliştirme süreci boyunca belirsizlikler oluşur ve sürekli geri dönüşlere ihtiyaç duyulur. Örneğin, bir mobil uygulama geliştirdiğinizi varsayalım; uygulamanızın temel amacını belirlemeden reklamlar ve uygulama içi satın almalarla hızla para kazanmaya odaklanırsanız, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir, uygulamanızın başarısız olmasına sebep olabilirsiniz.
Akılcı Altyapı: Akılcı altyapı eksikliği, uygulamanın ticari veya teknik açıdan değişen koşullara uyum sağlamasını zorlaştırır. Böyle durumlarda uygulamanın alakasız noktalarına müdahale etmek zorunda kalabilir, gereksiz karmaşıklıklarla karşılaşabilirsiniz. Bu da, yazılımın yeniden tasarlanması gerekliliğini ortaya çıkarır ve hem zaman hem de kaynak kaybına yol açar.
Esnek Altyapı: Yazılım geliştirmede en kritik konulardan biri de esnekliktir. Esnek olmayan bir altyapı, gelişen ve değişen ihtiyaçlara cevap veremez ve bu durum, ürünün zaman içinde kullanım dışı kalmasına veya tamamen yeniden tasarlanmasına yol açabilir.
Bir kullanıcı servisi geliştirildiğini düşünelim. Temel hedef, kullanıcıların kişisel bilgilerini güvenle saklamaktır. Eğer başlangıçta kapsam belirlenmezse, hangi verilerin tutulacağı netleşmez ve belirsiz süreçlerde zaman kaybedilir. Oysa kapsamı belirlediğinizde:
Bu adımlar sayesinde yazılım ürünü hem kullanıcı dostu hale gelir, hem de geliştirici ekip için hedefler netleşir.
Ürün kapsamının belirlenmesi yalnızca teknik açıdan değil, ticari açıdan da büyük önem taşır. Ticari vizyonunuz doğrultusunda ürün kapsamını genişleterek pazarda ürününüzü daha cazip hale getirebilirsiniz. Bu süreçte yeni özellikler eklerken kullanıcı geri bildirimlerini ve pazar ihtiyaçlarını dikkate almanız, ürününüzün başarısını artıracaktır.
Ürün geliştirirken yeterlilik ve kapsamı belirlemek, ürününüzün başarılı olması için olmazsa olmazdır. Mantıklı, akılcı ve esnek bir altyapıyla planlanan bir ürün, hem geliştirici hem de kullanıcı açısından uzun vadede daha başarılı ve tatmin edici olacaktır.